301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
03 Aralık 2019 - Salı 16:44 Bu yazı 109 kez okundu
 
SOVYET PROPAGANDASI İLE LİTERATÜRE GİREN KAVRAM: BASMACILIK
Emin YARIMOĞLU
 
 

Rusların Türkistan’da yayılmaya başlama süreci Türkistan’da karşı koyma hareketlerine sebebiyet vermiştir. Çarlık döneminde başlayan bu hareketler Sovyet Rusya döneminde de devam etmiştir. Bu hareketler Türkistanlılar tarafından Sovyetler Birliği’nin dağılması ile beraber İstikal Hareketleri (İstiklalcilik) olarak değerlendirilmiştir.

 

            Çarlığın son dönemlerinde ve özellikle Sovyet Rusya döneminde bu hareketler basmacılık olarak adlandırılmıştır. Ruslar tarafından ortaya atılan karalayıcı tabir Rus Edebiyatı dışında Batı’da hatta Türkler tarafından da kullanılmıştır. Ancak Türkistan İstiklal Hareketini yönetenler bu kavramı benimsememiş Rusları basmacı olarak adlandırmışlardır. Sovyetler Birliği’nin dağılması ile beraber yazılan eserlerde Ruslar kızıl basmacılar olarak adlandırılmıştır.

 

            1917-1934 yılları arasında Ruslar için büyük bir tehdit olan harekete Ruslar tarafından verilen adı inceleyelim. Basmacı, Türkçe kökenli bir kelime olup Türkistanlılar tarafından geçmişten beri kullanılmaktadır. Soygun yapan, baskın veren kişilere verilen bu ada XX. asrın başlarına kadar siyasi bir anlam yüklenmemiştir. Şarkiyatçı Nikolai Ostroumov Taşkent’te 1910 yılında yayınladığı Sart Dili Etimolojisi adlı çalışmada kelimeye sadece haydut anlamı yüklemiştir.[1] Etimolojik olarak incelendiğinde basmacı kelimesi basmak kelimesinden türetilmiştir. Türkolog Radloff, basmacı kelimesinin kökü olan “basmak” kelimesini “bastırmak, sıkıştırmak, ezmek, tahakküm etmek, istila etmek, yenmek, gafil avlamak ve pusuya düşürmek” anlamlarında kullanmıştır.[2] Basmacı adı Anadolu’da basma yapan ve satan kişiler için kullanıldığı gibi Türkistan’da olduğu gibi eşkıya-çete anlamında da kullanılmıştır. Eşkıya, yağmacı anlamında kullanılan bu kavram zamanla Rusların etkisi ile literatüre girmiş ve Türkistan Türklüğünün karşı çıkmasına rağmen istiklal mücadelesini karalamak amacı ile kullanılmaya devam etmiştir.

 

            Sovyetler Birliği komiserlerinden J. Stalin bu hareket hakkındaki görüşlerini “Basmacı Hareketi, 1918-1924 yılları arası, Orta Asya’da bir karşı ihtilâl ve milliyetçi hareket olarak, Orta Asya Cumhuriyetleri’ni Sovyet Rusya’dan ayırmak ve sömürücü sınıfın hâkimiyetini yeniden kurmak gayesi ile zenginler tarafından yürütülen alenî siyasî bir haydutluk olarak ortaya çıkmıştır.” şeklinde açıklamıştır.[3] Sovyet Rusya’nın bölgedeki kumandanlarından M. Frunze bu hareketi basit bir haydut hareketi olarak görmemiş silahlı protesto eylemi olarak değerlendirmiştir.[4]

 

Özbek ve Türkmen Sovyet ansiklopedilerinde ise basmacılık devrim karşıtı silahlı haydutluk olarak değerlendirilmiştir. Aynı maddede basmacıların amacı, dış destekle İngiltere’ye bağlı olacak şekilde Müslüman zenginlerle din adamları tarafından yönetilen bir devlet kurma olarak açıklanmıştır.[5]

 

Sovyet tarih yazımının etkisiyle Sovyet kaynaklarıyla hareketin devam ettiği yıllarda Joseph Castagne[6] tarafından Les Basmatchis[7] adlı eser kaleme alınmıştır. Yazar eserinde Korbaşı Ergeş ve Madamin Bek gibi önderlerin çeteler kurarak yol kesme faaliyetleri ile ganimet elde etmek için yaptıkları baskınlarla hayatlarını sürdürdüklerini belirterek bu durumdan dolayı onların basmacı adını aldığını belirtmiştir. Hareketin genelde hapishaneden kaçanlar tarafından organize edildiğini belirtmektedir. Ancak yazar Türkistanlılar tarafından bu kişilerin halk kahramanı olarak görüldüğünü belirterek halk için savaş yaptıklarını vurgular.[8]

 

Marie Broxup, basmacılığı, Orta Asya’da 1918-1936 arasında halk tarafından destek gören gerilla hareketi olarak değerlendirmiştir. Hareketi daha çok dini temele bağlamıştır. Hareketin hiçbir amacı olamadığını belirtmiştir.  Broxup’un değerlendirmelerinin aksine hareketi incelediğimizde milli bir yapıda olduğunu görmekteyiz. Korbaşı Ergeş, hanlık tarzı bir yapı kurmak istemiştir. Madamin Bek ve Şir Muhammed Bek gibi korbaşılar da bölgede hükümet kurarak bağımsızlık istemişlerdir.

 

                  Mustafa Çokay basmacı kelimesine karşı çıkmamış ona yüklenen anlama karşı olduğunu belirtmiştir. Çokay basmacı kavramını Sovyet karşıtı hareketleri ifade etmek için kullanmıştır. Konu hakkında önemli çalışmaları olan Baymirza Hayit eserlerinde basmacılık kelimesini sıkça kullanmıştır. Ruslara Karşı Basmacılar Hareketi Türkistan Türklüğü’nün Milli Mücadelesi adlı eserinde Hayit “…basmacı kelimesi Rus dilinden batı Avrupa siyasi ve tarihi literatürüne de geçmiştir. Böylece basmacı kelimesi 1918-1934 yılları arasındaki Türkistan milli mücadelesini ifade eden ortak bir tabir olarak kullanılmaya başlandı ve tarih terminolojisine de bu isimle mal oldu. Kavram literatürde bu şekilde ifade edildiği için kitabın başlığı olarak ben de bu kelimeyi kullanmayı tercih ettim, ama kesinlikle Ruslar’ın kastettikleri anlamda kullanmıyorum.diyerek kavramı neden bu şekilde kullanmayı tercih ettiğini açıklamıştır. Korbaşılar Hareketi olarak belirttiği Türkistan İstiklal Hareketi’ni son dönemde Ali Bademci’de basmacılık olarak izah etmektedir. Ancak Rusların yüklediği anlamı o da reddetmektedir. Baymirza Hayit’in aktardığı bilgiye göre Türkistanlı yazar Cengiz Aytmatov 1991 yılında bir kongrede basmacı kavramı yerine kurtarıcı kavramının kullanılması gerektiğini belirtmiştir.

 

                  Görüldüğü gibi Türkistan Milli İstiklal Hareketi Ruslar tarafından basmacılık olarak adlandırılmıştır. Halk tarafından benimsenmeyen bu kavram Sovyet döneminde yönetime karşı olan her hareket için kullanılmıştır. Basmacı kavramı baskın yapan anlamında kullanıldığı için işgalcilere bu adın verilmesi gerekmektedir. Türkistan’ı Türkistanlılar mı işgal etti yoksa Ruslar mı? Mantık dışı olarak kullanılan bu kavram Türkistan’daki istiklal hareketini açıklamak için uygun değildir. Asıl baskın yapan, yağma yapanlar Ruslardır. Rusların kendilerini haklı göstermek amacı ile kullandığı kavram Türkistan’da bugün kabul görmemektedir.

Emin Yarımoğlu

Bu yazı ilk olarak Bozkır Dergisi’nin 4. sayısında yayımlanmıştır.

 

[1] Ostroumov’dan aktaran Saltanat Kydyralieva, Türk ve Rus Kaynaklarına Göre Türkistan’da Basmacı Hareketi 1916-1924, (Yayınlanmamış Doktora Tezi), İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı, 2015, İstanbul,  s.92.

[2] Baymirza Hayit, Ruslara Karşı Basmacılar Hareketi: Türkistan Türklüğü’nün Milli Mücadelesi, Babıali Kültür Yayıncılığı, 2006, İstanbul,  s.16.

 

[3] Ali Bademci, 1917-1934 Türkistan Milli İstiklal Hareketi Korbaşılar ve Enver Paşa, C.1, Ötüken Neşriyat, 2008, İstanbul, s.196.

[4] Reinhard Eisener, “Fergana Basmacılarının Ortaya Çıkması”, Türkler Ansiklopedisi, C.XVIII, (Ed. Hasan Celal Güzel), Yeni Türkiye Yayınları, 2002, Ankara, s.803.

[5]Özbekistan Sovyet Entsiklopediyası, Özbekistan SSR Fanlar Akademiyası, C.II, 1972, Taşkent, s.378-379; Türkmen Sovyet Entsiklopediyası, Türkmenistan SSR Yayınları, 1981, Aşkabat, s.302-303.

[6] Joseph Castagne (1875-1958), Fransızca öğretmeni ve devlet görevlisi olarak Kafkasya ve Türkistan’a gitti. Rusça ve Farsça bilen Castagne, 1920 yılında Fransa’ya dönmüş Asya ile ilgili eserler yazmıştır.

[7] Bu eser ülkemizde M. Reşat çevirisi ile ilk olarak 1980 yılında yayınlanmıştır. Bkz. Joseph Castagne, Türkistan Milli Kurtuluş Hareketi, (Çev. M. R. Uzmen), Orkun Yayınları, 1980, İstanbul.

[8] Joseph Castagne, Türkistan Milli Kurtuluş Hareketi, (Çev. M. R. Uzmen), Bilge Kültür Sanat Yayınları, 2015, İstanbul, s.90-93.

 

 
Etiketler: SOVYET, PROPAGANDASI, İLE, LİTERATÜRE, GİREN, KAVRAM:, BASMACILIK,
Yorumlar
Ankara
Parçalı Bulutlu
Güncelleme: 26.01.2020
Bugün
-3° -
Pazartesi
-2° -
Salı
-
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı